25 Mayıs 2013 Cumartesi

Gelişim

Günümüz şartlarına göre orta zekalı, makul ve mantıklı bir kişiyim. Sadece biraz farklı düşünmeye çalışıyorum. Farklı bakmak istiyorum. Kendime bile inanmamayı, kendi düşündüklerime muhalefet etmeyi seviyorum. Annemle yaşıyorum, Müge Anlı izliyorum.

Sonra ilkokulda varlığımı Türk varlığına armağan ediyorum. Evet, bunu sırf eğlence olsun diye önündeki çocuğun kulağının dibinde bağıran p*çin yanında saf tutmuşken yapabiliyorum. Darbeler devletleri yarım asır geriye götürür-getirir ama bi çok şeyi kolaylaştırırlar. Evet, evet hemfikiriz azizim.

Yapmak istediğini söylemek ne kadar kolay değil mi?
Peki ya söylediğini yapmak?
Mesela değişmek, ilerlemek..?


Bak işte o zor. Şimdi düşün ciğerim, yaklaşık 5 dakika önce varlığını Türk varlığına armağan etmiş ve bunu ağzından çıkan iki kelimeyle başarmış bir insan olarak Atatürk'ün açtığı yolda gösterdiği hedefe durmadan ilerler iken sınıfa sapıyosun. Sırana oturup dersi beklemeye başlıyosun. Tarih hocası girip sana Roma' dan bahsediyo. Tarih, gladyatörler ve savaş ekseninde anlatılırken insanlığın gösterdiği ilerleme göz kamaştırıcı boyutlarda.

Mesela köle pazarları. Düşün, aklına gelen ilk sahne; hafifçe yüksek bir podyuma çıkarılmış yarı çıplak, kaslı erkekler ve önlerinde köle taciri. Tıpkı senin akıllı telefonunla çektiğin fotoğrafları sosyal ağlar aracılığıyla insanlara göstermeye çalışman gibi. Senin varlığını ispatlama çaban kölenin iyi huylu bir sahip dilemesi gibi bi şey. Tacir kölenin kaç dil bildiğini haykırırken sen de ''photographer, designer, writer'' olduğun iddiasıyla yaşıyosun. Forsıkuyer'den sıtarbaksta yer bildirimi yaptıktan 3 saat sonra babana çay demliyosun sevgili sosyete gülü.

Sonra gladyatörlerden bahsediyo sevgili hocan. Yine aklına gelen ilk sahne; binlerce insanın önünde katledilen bi dövüşçü, halk ise adamın parçalara ayrılmasını hayranlıkla izliyo. Tıpkı senin her gün evinde izlediğin yetenek yarışmalarında psikolojik sorunları ve akıl zayıflığı olan çocukların onlardan daha aptal adamlar tarafından rencide edilmesini hayranlıkla seyrettiğin gibi. O insanların manevi yıkımları senin en büyük hazzın ve emin ol bu Romalıların katliamı kutsamalarından farksız. Ancak hakkını teslim etmeliyim büyük bir ilerleme var. Artık sen colezyuma gitmiyosun colezyum evinin ortasındaki o minik kutuya sığdırılmış.

O dönemin bilginleri, bilim adamları, insanı ve doğayı anlamaya çabalarken senin bilim adamların saç dökülmesine çare arayıp, cinsel iktidara istikrar kazandırmak için ilaçlar üretiyo. Bu açıdan bakarsak bizim jenerasyonumuzun ilerlemesi ise ''ŞOK!!! V-PİLLS İLE 1 AYDA 10 SANTİM'' den öteye gidemiyo.

1 yorum: