Bu satırlar farklı mecralarda yazdığım, dikkat çektiğim konular hakkında kısa kısa düştüğüm notlar. Bu yüzden de adını Kısa Kısa koyduk ciğerim :)
*************
A.Ü.H.F. bana tükenmez kalemlerin de bir gün tükenebileceğini öğretti. Şu ana kadar yaklaşık 20-30 civarında tükenmez kalem tükettim daha finallere bir aydan fazla var.
*************
Yavaş yavaş duyuldu elektrik faturalarımızdan her ay belli bir meblağın Trt' ye ayrıldığı. Benim asıl derdim bu değil sevgili okuyucu 92 kuruş beni ne zengin eder ne fakir . Benim asıl derdim Trt' nin yayınladığı spor programları. Trt' nin muhtelif kanallarındaki spor programları ; Süper Spor, 10' ların Kıtası, Futbol Ateşi, Bundesliga Rehberi, Futbol Gecesi(Kürtçe), Futbol Keyfi (Kürtçe), Spor Atlası, Basın Tribünü, Spor Kritik, Dünyanın Sporu, Bekle Bizi Süper Lig, Futbol Keyfi(Türkçe), İşte Goool, Üç Sayı, Futbol Avrasya, Kupa Saati, Süper Lig Özetler, Süper Futbol, Bundesliga Karşılaşmaları.
19 farklı spor programıyla zehirleniyoruz dostlarım. Benim gözümde bu 19 program evimin içinde dolaşan 19 farklı torbacıdan farksız.
*************
2012 yılı itibariyle ağlayarak ve yırtınarak Milli Marşımızı okuyan küçük kız çocukları tedavülden kaldırıldı. Özleyeniniz var mı bilmiyorum.
*************
Adı lazım olmayan bir Yeni Şafak yazarı en sonunda tuvalet kağıdı olarak kullanabileceğim bir yazı yazmayı başardı. Bu muhteşem fıkrasında yazarımız bir arkadaşından aldığı 10 markı bu arkadaşının Bosna' daki akrabalarına götürdüğünü ve arkadaşının akrabalarının duygularına hakim olamayıp ağladıklarını bu yüzden de Osmanlı tarihinin asla Türk tarihiyle bağlantılı olamayacağını kanıtladı.
*************
Üniversiteye ilk gittiğim gün '' Ama Ankara' da deniz yooğk .s .s'' diyen 300 kişiyle sınıf arkadaşı olacağımı düşünememiştim.
*************
Yüzünüzden tebessüm eksik olmasın.
10 Nisan 2013 Çarşamba
4 Nisan 2013 Perşembe
Modern Zamanlar Masalı
Sakin ol okuyucu her şeyi görüyorum.
Merak etme yanı başımdaki yoksulluğu da 500 metre aşağıda yaşanan sözde İslami burjuva yaşamını da. Jipten inen hacıyı da yırtık ayakkabıyla okula giden bitirimi de. Sert hasırda namaz kılan Peygamber' in Allah' ın kulu ve elçisi olduğuna şehadet eder iken şimdilerde onun ipek seccadelerde namaz kılan ümmetini görüyorum.
İyi bir müslüman oğlunun, babamın yaklaşık 40 aylık maaşını bastırıp boş bir çerçeve satın aldığını duyuyorum. Ne biliyim artık gözlerimizin önünde ''Bir İstanbul Masalı'' tarzı dizilerin sözde İslami versiyonları oynuyor. Yazarlar değişse de senaryo mücahidlikten müteahhitliğe evriliyor. Tabi bu yaradılışçı bi evrim. Merak etme sakın bu evrim sürecinde neandertaller yok olmuyor yeşil sermaye yatırımı şantiyelerde altı üstü bir kaç amele ölüyor hepsi bu.
Sözde İslamcı bugünlerde kendi yazarlarını semirtiyor sevgili okuyucu. Sözde İslamcının kızı o yazara bir pop sıtar edasıyla yaklaşıyor. Sözde İslamcının semirttiği Bayhan bozması yazar evlerimizin köşesindeki kutudan olmayan beynini, entelektüel kırıntılarını ve yeni moda aşk dinlerini pazarlıyor. Bir Amerikalı gibi ağzını yayarak konuşuyor, kemik çerçeve gözlük takıyor ve mazlum edebiyatı yapıyor.
Bundan önce başörtüsü yüzünden üniversiteye giremeyen bir annenin kızı benim bir aylık harçlığım değerindeki pembe başörtüsüyle tesettürde devrim yaparak Nasuhi Abi' nin kızıyla birlikte Bilkent' te okuyor. Bu iffetli kızın babası da akşam sohbetten dönerken cemaatle kurduğu ilişkiden dolayı cebinden çıkan parayı cemaat evrenine pararlel olarak kurulan rant düzeneğiyle katlayarak cebine geri koyuyor.
Yiğidi öldürüp hakkını afiyetle yedikleri, elindeki kuru soğanı da aldıkları zaman dilimlerinde ise sözde İslamcılar Ramallah' ı, Gazza' yı, Batı Şeria' yı göz yaşlarıyla suluyorlar. 12 yaşında Kur' an okuduğu için şehid edilen Doğu Türkistanlı Mir Zahit' in destanı kulaklarına çalınmamış. Onlar Mıyanmar' a dua ediyorlar.
Devamı gelebilir..
Merak etme yanı başımdaki yoksulluğu da 500 metre aşağıda yaşanan sözde İslami burjuva yaşamını da. Jipten inen hacıyı da yırtık ayakkabıyla okula giden bitirimi de. Sert hasırda namaz kılan Peygamber' in Allah' ın kulu ve elçisi olduğuna şehadet eder iken şimdilerde onun ipek seccadelerde namaz kılan ümmetini görüyorum.
İyi bir müslüman oğlunun, babamın yaklaşık 40 aylık maaşını bastırıp boş bir çerçeve satın aldığını duyuyorum. Ne biliyim artık gözlerimizin önünde ''Bir İstanbul Masalı'' tarzı dizilerin sözde İslami versiyonları oynuyor. Yazarlar değişse de senaryo mücahidlikten müteahhitliğe evriliyor. Tabi bu yaradılışçı bi evrim. Merak etme sakın bu evrim sürecinde neandertaller yok olmuyor yeşil sermaye yatırımı şantiyelerde altı üstü bir kaç amele ölüyor hepsi bu.
Sözde İslamcı bugünlerde kendi yazarlarını semirtiyor sevgili okuyucu. Sözde İslamcının kızı o yazara bir pop sıtar edasıyla yaklaşıyor. Sözde İslamcının semirttiği Bayhan bozması yazar evlerimizin köşesindeki kutudan olmayan beynini, entelektüel kırıntılarını ve yeni moda aşk dinlerini pazarlıyor. Bir Amerikalı gibi ağzını yayarak konuşuyor, kemik çerçeve gözlük takıyor ve mazlum edebiyatı yapıyor.
Bundan önce başörtüsü yüzünden üniversiteye giremeyen bir annenin kızı benim bir aylık harçlığım değerindeki pembe başörtüsüyle tesettürde devrim yaparak Nasuhi Abi' nin kızıyla birlikte Bilkent' te okuyor. Bu iffetli kızın babası da akşam sohbetten dönerken cemaatle kurduğu ilişkiden dolayı cebinden çıkan parayı cemaat evrenine pararlel olarak kurulan rant düzeneğiyle katlayarak cebine geri koyuyor.
Yiğidi öldürüp hakkını afiyetle yedikleri, elindeki kuru soğanı da aldıkları zaman dilimlerinde ise sözde İslamcılar Ramallah' ı, Gazza' yı, Batı Şeria' yı göz yaşlarıyla suluyorlar. 12 yaşında Kur' an okuduğu için şehid edilen Doğu Türkistanlı Mir Zahit' in destanı kulaklarına çalınmamış. Onlar Mıyanmar' a dua ediyorlar.
Devamı gelebilir..
2 Nisan 2013 Salı
Elimi Bıraktı
Elimi bıraktı.
Merak etme her ay zamanında alacaksın paranı dedi. O gün bu gündür yüzünü görmüyorum. Yatılı okulun önünde boğazında o koca yumruyla baş başa bırakılan çocuklar gibi hala yalnız başıma oturuyorum. 15 senedir her gece bu koğuştayım sanki. Koğuşun yalnızlığını paylaşmak için görevlendirilen bir memur gibi duvarları dinliyorum.
Keşke Güler' in nasihatini dinleseydim. Bu monolog beni çok yordu. Televizyonu açtım, Recep konuşuyordu.
Sakin olmamı öğütledi Recep dili döndüğünce. Galeyana gelmememi tembihledi anne şefkatiyle. Susmazsan hainsin dedi bir sıkıyönetim komutanının haki ses tonuyla. Herkes bizden susmazsan gidersin dedi. Anlatmaya başladı Recep. Biz çok çektik dedi. Çok gencimizi kaybettik.
Koğuştaki otoritem sarsılmıştı. Duvarlar bile onu dinliyordu. Aldırmadım, niye ''biz'' dediğini anlamaya çalışıyordum. Artık koğuşun ağası Recep idi. O biz deyince biz oluyorduk. Artık ben, sen yoktu biz vardık. Hem müsrif de değildi Recep zamir israfından kaçınan namazında niyazında iyi bir hatipti.
Kelimelere takılan beynim zamanı sorgulamaya başlamıştı. Sahi zaman yanlış değil miydi? diye düşünmeye başladım.
Recep o dönem top oynamıyor muydu?
Recep ve arkadaşları kurşun yerine gol yemiyor muydu?
Sahi biz barışmamış mıydık?
Ben okula hala gidemiyorum.
Okul ne zaman biter?
Ben hala koğuştayım.
Merak etme her ay zamanında alacaksın paranı dedi. O gün bu gündür yüzünü görmüyorum. Yatılı okulun önünde boğazında o koca yumruyla baş başa bırakılan çocuklar gibi hala yalnız başıma oturuyorum. 15 senedir her gece bu koğuştayım sanki. Koğuşun yalnızlığını paylaşmak için görevlendirilen bir memur gibi duvarları dinliyorum.
Keşke Güler' in nasihatini dinleseydim. Bu monolog beni çok yordu. Televizyonu açtım, Recep konuşuyordu.
Sakin olmamı öğütledi Recep dili döndüğünce. Galeyana gelmememi tembihledi anne şefkatiyle. Susmazsan hainsin dedi bir sıkıyönetim komutanının haki ses tonuyla. Herkes bizden susmazsan gidersin dedi. Anlatmaya başladı Recep. Biz çok çektik dedi. Çok gencimizi kaybettik.
Koğuştaki otoritem sarsılmıştı. Duvarlar bile onu dinliyordu. Aldırmadım, niye ''biz'' dediğini anlamaya çalışıyordum. Artık koğuşun ağası Recep idi. O biz deyince biz oluyorduk. Artık ben, sen yoktu biz vardık. Hem müsrif de değildi Recep zamir israfından kaçınan namazında niyazında iyi bir hatipti.
Kelimelere takılan beynim zamanı sorgulamaya başlamıştı. Sahi zaman yanlış değil miydi? diye düşünmeye başladım.
Recep o dönem top oynamıyor muydu?
Recep ve arkadaşları kurşun yerine gol yemiyor muydu?
Sahi biz barışmamış mıydık?
Ben okula hala gidemiyorum.
Okul ne zaman biter?
Ben hala koğuştayım.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
