31 Mart 2013 Pazar

Bir Cahilin Doğa İle Sınavı




İnsan ve toplum ilişkilerini anlamak sadece sosyal bilimlerle uğraşarak başarılacak bir şey değil kanımca. Burada bilim ve disiplinler arasında gerekli bağlantıların kurulması ilhamı arttırabilir. Doğa bilimlerine sempati duyarak ve bu konular üstüne de eğilerek farklı bakış açıları kazanılabilir. Yukarıdaki belgesel Edward Norton' un da çorbada tuzunun olduğu bir yapım. Biyolojik türlerin akıl almaz seyahatleri, biyolojik çeşitlilik ve biyokontrol gibi kavramlar benim gibi cahil ve rezil rüsva biri için ideal düzeyde işlenmiş. Dikkatli bir izlemeyle toplum ve insan gerçekliği için eşi bulunmaz paralellikler vaad ediyor. 

Selam ben Themis




Selam ben Themis. Yunan mitolojisinde adalet tanrıçasıyım. Türkiye Cumhuriyeti gibi ''laik'' bir devletin yargıtayının önünde boy boy heykelim var. Hemen ayaklarımın altına da Atatürk' ün olduğu zannedilen ancak aslında Hz. Ömer' e ait olan bir söz var. Galiba bu ülkenin yöneticilerinde imanmetre gibi sayaçlar var ki bana kimsenin inanmadığı iddiasıyla heykellerimi her yere kolayca dikiyorlar.




23 Mart 2013 Cumartesi

200 Promil Alkol İle Kapitalizmi Yıkan Adam: Nasuhi Abi

Nasuhi abi.

Kimdir bu Nasuhi abi?

Nasuhi abi eskinin ''devrimcisi'' bugünün 657' ye tabi devlet memurudur. Göbeği, gençliğinde katıldığı açlık grevlerine meydan okurcasına dışbükey bir yapıya sahiptir. Rakı sofralarına meze yaptığı eski solcu söylemleriyle koskoca bir tüketim ordusunu dünyanın en örgütlü işçi sınıfı olarak göstermeye çalışır. O, anılarını hatırladığında dünya gerçeklerine karşı öyle bir vicdani red çakar ki Berlin Duvarı yeniden yükselir Lenin' in Fatiha' ya hasret ruhu şad olur.


Nasuhi abi içine batmış olduğu sisteme karşı pasif direniştedir. Öyle ki; ''68 kuşağı böylemiydi yav?'' demesi hayatta soru amacı gütmeden sorguladığı tek noktadır. Kızı Bilkent' de okur. Ee tabii kaleyi içten fethetmek içindir her şey. Doğal olarak emperyalizme ve kapitalizme karşıdır Nasuhi abi. Tabii bu onurlu dik duruşun alametifarikası da 4 kişilik bir ailenin bir aylık mutfak masraflarına denk olan Polo marka kırmızı kazağı ve atkısıdır.


Nasuhi abi sosyal ağları etkin bir şekilde kullanır. Her 6 mayısta profil pikçırına Deniz Gezmiş' in bir fotoğrafını koyar. Her gün istisnasız bir kez Ahmet Kaya şarkısı paylaşır feysbukunda. Tabii bu arada kullandığı bilgisayar devletin onun çalışması için önüne koyduğu bilgisayardır ki bu bilgisayar aracılığıyla yaptığı paylaşımlar akranları arasında onu sivil itaatsizliğin günümüzdeki önderi konumuna çıkarır.

Nasuhi abi ile ilgili tespitlerimiz beta sürecinde. Devamı gelecek..

22 Mart 2013 Cuma

Bu Amerikalı Repır Abilere Sahip Çıkalım

En iyi kontrol şekli; kökünden kandırıldığında ve kurallar dikte edildiğinde özgür olduğunu düşünmendir. Diktatörlüğün bir şekli, bir hapishane hücresinde olmaktır. Parmaklıkları görebilir onlara dokunabilirsin. Diğer bir şekli ise yine bir hapishane köşesinde oturursun ama parmaklıkları göremezsin, böylece özgür olduğunu düşünürsün.

İnsan ırkının ızdırabı kitle hipnozundan gelir.

Bu insanlar tarafından hipnotize ediliyoruz; spikerler, politikacılar, öğretmenler ve hatipler.

İnanılmaz derecede hasta insanlar tarafından yönetilen bir dünyada ve ülkede yaşıyoruz. Olduğunu söylediğimizle gerçekte olan arasındaki uçurum kesinlikle çok büyük.



Dünyadaki en etkili hipnoz aracı, odanızın köşesindeki dikdörtgen kutudur.Mütemadiyen bizi inandırdığı şeylerin gerçek olduğunu söyler. İnsanları gözleriyle gördüklerine inandırabilirsen, onlarda nelere sahip olduğunu da görebilirsin. Çünkü şu halde; bir açıklamanın maskara yüzü, onların sahip olduğu büyük portrelerdir..

21 Mart 2013 Perşembe

Hibe Denemeleri-1' in Zahirine Düzeltme

Bahsi geçen yazımda Zeki Demirkubuz adlı yönetmen bir semboldü aslında. Hayatımızda gerçekten anlayamadığımız ve anlamlandıramadığımız nice Zeki Demirkubuzlar var. Ancak şunun farkına vardım ki ben ve birkaç arkadaşım hayat şeklimizle birebir olmadan Zeki Demirkubuz' u anlayabilmişiz. Bi önceki cümlede bahsettiğim Zeki Demirkubuz sembol olmayan aslında var olan ünlü Türk yönetmen var ya o dostlar :)

20 Mart 2013 Çarşamba

Hibe Denemeleri-1

Tatilin tatil olduğu zamanlardı işte. Okula gitmeyeceğimiz için sevinir mutlu olurduk. Çocukluğun o hevesinden bugüne kuru bir kin ve okulunda verilen tatile sevinemeyen gençler kaldı. 

Hikaye bir yaz akşamı başlamıştı galiba. Paranın para kemıl' ın kemıl olduğu yıllar hani. Bazıları o zamanları ülkenin en kanlı yılları olarak da nitelendirir. Hani bugün aslında yozgatlı kırşehirli ve filhakika taşralı tivitır eşşeğinin taklit ettiği sözde ankaralı tipler var ya şu dizilerden tanıdığımız hani. İşte o tiplemelerin gerçekleri arasında büyüdü bizim hikayenin kahramanı. 

Sessiz sakin ve suskun bi tip, dikkate değmez bir çocukluk ve sivilceleriyle doğru orantılı sancılı bir ergenlik. Vurdumduymazlığa karşı mide bulantısı, baş eğmelere karşı baş ağrısı kesti yolunu hep. Hayatı zeki demirkubuz filmleri tadında yaşadı. Zeki demirkubuz diyorum lan zeki demirkubuz hani şu aslında anlamış gibi rol yaptığımız ama ortamdan dışlanmaktan korktuğumuz için eleştiremediğimiz adam var ya o.

Hah işte bizim hikayenin kahramanının hayatı zeki demirkubuzu anlamlandırmaya ve insanlara anlatmaya çalışmakla geçti ama tüm bunlara rağmen hala zeki demirkubuz' u anlamlandıramadık dostlar. Anlayamadık onu. 

Sadece onu mu lan?
Kimi anlayabildi ki şu hayatta?
Ya da kim onu anladı?  


Bu yazıyı yazarken kullandığım elektrik şu anlamsız satırlarımın yegane ilham perisi, kelebeğim murat menteş' e ve onun yazılarını okumaya tahammül edebilen getto' ya hibe edilmiştir.

6 Mart 2013 Çarşamba

Tamburlarda kemanlarda..

İsmim Cüneyd göbek adım Cimcik
Yıllarca hep böyle bildiniz siz
Cüneyd Cimcik' ten lakırdılar dinlediniz.

Saatlerce afili bir fakültenin büyük amfilerinde yalanlar dinledim.

Yıllar önce sıradan düşünme yetimi kaybettim. Aslında kimsenin mutlu olmadığını, istediğini bulamadığını o günlerde gördüm sanırım. Bu yüzden inandıklarım dışında kaybetmekten korktuğum bi şey yok. Tabi bunu duyduğu yalanları tek doğruları yapanlara anlatamadım hiç. Mülk namına hiç varlığım olmadığı için dünya malına da bağlanamadım.

İnsanlara ezberlediklerinin aslında düzenle örülmüş bir yalan zinciri olduğunu anlatmaya çalıştım. Tabii çoğu geleceklerini ezberlediklerinin üstüne kuracağından dolayı o kadar umutluydu ki hiçbiri söylediklerimi umursamadı bile. Varsın takmasınlar. Onlar kucaklarındaki kadınlar veya kucağında bulundukları erkekler ile mutluyken ben de  her gece koynuma aldığım yalan yüklü kitap ve kaidelerle huzurluyum.  

'' Yarışmacı olmayan modern rejimlerin incelenmesinde, totaliterizmin işgal ettiği önemli yer göz önünde bulundurulursa, totaliter sistemlerin hala klasikleşmiş bazı tanımlarıyla işe başlamak..''


Evet evet demincek bahsettiğim gibi azizim insanlığın tüm meselesi budur. Tabii.